Aldığı nefesin kıymetini bilen herkese merhaba

Buradasınız: ://Aldığı nefesin kıymetini bilen herkese merhaba

Aldığı nefesin kıymetini bilen herkese merhaba

Aldığı nefesin kıymetini bilen herkese merhaba. Şimdilik rumuz kullanıyorum ileride bu sıkıntımı aşacak cesareti bulursam ismimi seve seve açıklayacağım.

Benim hastalığım insanca pek insanca bir sebepten yakınlık duyduğum birine seni seviyorum demekle başladı. Hastalığım sırasında davranışlarımdan, düşüncelerimden kendimin değil de başkalarının sorumlu olduğu kanısına vardım ve bunu da davranışlarıma yansıttım. İnsanlara kin, nefret, öfke duydum. Kendimi değil de çevremdekileri değiştirmek için çabaladım, hatta bana yardım eden doktoru bile suçladım. Ona yaşadıklarımdan değil de başka insanların davranışlarından söz ettim. İlaçlarımı içmedim, hastaneye yattım, gerçi bu süreci de iyi kullanamadım, ilaçlarımı dilimin altında sakladım. Fakat elimi, yüzümü yıkadığımda aynaya bakma fırsatı buldum, ne kadar bakımsız olduğumun farkına vardım. Sonra bu doktorlar ve hemşireler de böyle kapalı bir mekanda kalmak istemezler, bunun bir amacı olmalı fikri aklıma geldi. Daha sonraları kendi hemşirelerimin zoruyla banyoya girdim. Hastaneye yattıktan 10 gün sonra ilaçlarımı içmeye başladım. İlaçları içtikten sonra elimde, yüzümde, çenemde kasılmalar oldu.

Belli bir süre yerimde duramıyordum, ben de yürümeye başladım. Fakat kendi kendime içimden “bu hastalığı yenmelisin, yen bu hastalığı, yen” diye içimdeki bene seslendim. Uğraşı salonuna girdim kendime kaşkol örmeye başladım. Arkadaşlarımı aradım, arkadaşlarım bana biraz değişmişler gibi geldi ve istenmeye başladım. Yüzüme alık alık bakanlarla değil de havadan sudan konuşanlarla konuşmaya başladım. Fakat konuşmalarımda onlarla ilgili şüphelerimden bahsetmiyordum. Kendi kendime entrikalar çevirmeye başladım ve sonunda yine kendi kendimi kandırdığımın farkına vardım. Takip edildiğimi hissettiğim o an o kişiye doğru dönüp “beni birine benzettiniz galiba” diye sordum fakat o kişi beni tanımıyordu. Ben de kardeşimin sözünü tutup “bu da geçer” demeye, kendi kendime telkinler vermeye başladım. Fakat ilaçlarımı içmiyordum, içtiğim zamanlarda yüzümdeki mimikler kaybolmaya başlıyordu. Ağlamak istiyor ağlayamıyordum, gülmek istiyor gülemiyordum.

Derken ikinci kez atak geçirdim. Ailem apar topar okuduğum şehre geldi. Yalnız başına dışarı çıkamadığım için arkadaşımın evine sığınmıştım, sokağa çıktığım vakit geldiğim yönü unutuyor kayboluyordum. Ben de taksiye atlayıp elimdeki adresi şoföre verip sığındığım arkadaşıma geldim. Ailem oradaydı. Apar topar hastaneye geldik. Doktor yarısı içilmiş ilaçlara baktı ve gözlerini gözlerime dikti, içimdeki öfkeyi onun gözlerinde gördüm ve atın ölümü arpadan olsun deyip ilaçlarımı içmeye başladım. İlaçlarımı içmeden evvel kendi densizliğim bana boşuna geçen iki yıla mal oldu. Kaydımı dondurdum. Eve geldim, ilaçlarımı düzenli alıyordum. Genel düşünmekten özel düşünmeye başladım. Her insanın tepkisinin farklı olduğunu eve gelen misafirlerden anladım. İlk iş kolonya ikram etmekle başladım, daha sonra çaylar, kekler yapmaya başladım. İstediğim zamanlarda ev temizliği yaptım. Televizyondan sinyal geldiği hissine kapıldığım an kanal değiştirdiğimde bana rahatsızlık veren durumları değiştirmenin kendi elimde olduğunu hissettim. Bana güven veren arkadaşlarımla beraber oluyordum. Daha sonraları kin, nefret duyduğum kişilere gülümsemeye başladım. Kardeşimin benim için döktüğü gözyaşından ben de duygulandım ve ağladım ama bu dökülen gözyaşları sevinç gözyaşlarıydı artık iyileşmiştim.

Beni eski halimden daha iyi hale getiren doktorum Sayın Başaran Demir Bey’e ve aileme sonsuz teşekkürler.

2016-02-17T23:00:39+00:00 17 Şubat 2016|3 Yorum

Yazar Hakkında:

Jiletten Gemi’nin “İsimsiz” yazarları.

3 Yorumlar

  1. Yasemin Şenyurt 5 Mart 2016 at 19:13 - Reply

    Yazınızdan çok ama çok etkilendim. Paylaşımınız için teşekkürler…

  2. fatos canborgil 22 Mart 2016 at 00:33 - Reply

    Neden bize katılmıyorsunuz ?

  3. Zekiye 22 Mart 2016 at 21:38 - Reply

    Çok etkili bir anlatım. isminizi açıklamasanız da mavi ata gelin lütfen. Sizinle iletişim kurmak eminim ki keyifli olacak.

Yorum Yap