Sahne neresidir, kuliste mi başlar? Oyun nedir, provalarda mı başlar? Alkış nedir, aynada mı başlar? Ne zaman dayanışma ruhu olursa o zaman yürekler farklı çarpar ve bu iki elin sesi vardan da ötedir. Seyirci kimdir, oyuncu da seyir halinde değil midir? Bazı sorular sorduk küçük oyunlarımızla. “Görünüşüme aldanma” da dedik, “bu kalp alkol pompalamış, at çöpe gitsin” de dedik. Kameraya film koymayı unutan kameraman da olduk, annesini vapur zanneden Hece de… Şizofreni Hastaları ve Yakınları Dayanışma Derneği üyeleri yine yeniden sahnedeydi. Beklenmedik anlarda gelen alkışlar, beklemediğimiz yerde gelen kahkahalar ile şaşırdık.

Bizi izlemeye gelenlerin yüreklerine farklı bir his, akıllarına farklı bir soru getirebilmiş olmanın sevincidir günün ve dönemin sonunda yaşadığımız. yaşam bu, olur da bir gün bütün hayat üstünüze gelir gibi olur, bizi hatırlar ve yine yeniden umutlanır, mücadelenize devam edersiniz.

İyi ki geldiniz, iyi ki bizlerle birliktesiniz. Yaşam bu, olur da bir gün bir yakınınız şizofreni tedavisi görmeye başladığında bizi hatırlar ve Mavi At var diyerek rahat bir nefes alırsınız.

Şizofreni hastalığının pozitif ve negatif belirtilerine attığımız gollerde sizlerin sesini duyduk. Yaşam bu, olur da bir gün yeniden alevlenme dönemi yaşarsak yine yener, yine sahnelere döneriz. İyileşme nerede başlar? Sabırda mı, azimde mi yoksa cesarette mi?

Yaşam bu, olur da bir gün sesimiz tamamen kısılır ve sahneye çıkamazsak biliriz ki sesimize ses olacak dostlarımız vardır. Ben nerede başlar, bizde mi?