Loading Map....

Tarih/Saat
03/04/2017
10:00 - 11:00

Etkinlik Adresi
Mavi At Kafe

Düzenleyen(ler)


Sayın ilgili;

Şizofreni Dernekleri Federasyonu olarak, aşağıda tarih, saat, yer ve ana hatlarını sunduğumuz konuda, kahvaltı sonrası basın mensupları ile bir toplantı gerçekleştirmek istiyoruz.

Gereği bilgilerinize saygı ile arz olunur.

 

Daveti yapan Kurum: Şizofreni Dernekleri Federasyonu

Konuşmacı: Doç. Dr. Haldun Soygür, Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı

Tarih ve Saat: 3 Nisan 2017, Pazartesi, Saat 10.00

Yer: Mavi At Kafe, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, No 31/8, Beşevler Ankara, Tel: 0312 212 00 06

Konu:   ANNNESİNİN CANINA KIYMA SUÇU İLE CEZAEVİNDE TUTULAN ŞİZOFRENİ HASTASI ASLI SÖNMEZLER’İN CEZALANDIRILMASI DEĞİL, TEDAVİ EDİLMESİ GEREKİYOR!

TEDAVİDEN MAHRUM BIRAKIP CEZAEVİNDE TUTULMASI, O ANNENİN CANINA BİR KEZ DAHA KIYMAK DEMEKTİR!

 

Bugüne kadar yaptığımız basın açıklamalarında, şizofreninin saldırganlık, tehlikeli olma ve cinayetle birlikte anılmasına ilişkin önyargılar ve söylenceler üzerinde durmuş ve konuyla ilgili doğru bilgileri vermeye çalışmıştık. Bu kez madalyonun öbür yüzü ile karşı karşıyayız.  Maalesef, bir şizofreni hastası annesinin canına kıymıştır. Konu basında da yer almıştır. Gerçekleşmesinin düşük bir olasılık olduğunu söylediğimiz durum, şimdi bir gerçeklik olarak bir insanın başına gelmiştir.

Cinayet, kabul edilebilir bir olgu değildir. Suçtur, hem de ağır bir suçtur. Cinayet işleyen ağır biçimde cezalandırılmalıdır. Ceza Hukuku bunu gerektirir. Ancak bilmeliyiz ki, cezalandırma sürecinde yasalarımızda CEZA SORUMLULUĞU kavramına da yer verilmiştir. Bir kişinin yaptığı suç olan eylemden sorumlu tutulabilmesi için;

  • Suçu bilerek işlemiş olması,
  • Yaptığının ne tür sonuçlara yol açtığını biliyor olması,
  • Karşılığında ceza göreceğinden haberdar olması,
  • İçinden gelen dürtüleri denetim altında tutabilmesi GEREKLİDİR.

Bunlardan biri ya da birkaçı eksikse tıbbi (psikiyatrik) bilirkişi görüşü gereklidir. Eğer kişinin yukarıda anılan ruhsal yetilerini ortadan kaldıran ya da önemli derecede etkileyen bir psikiyatrik hastalığı olduğu kanaatine varılırsa –ki şizofreni bu hastalıklardan biridir- Türk Ceza Kanununun 32. maddesine göre kişiye ceza verilmez. Bugün burada haklarını savunmak ve destek olmak için bir araya geldiğimiz olgunun adli süreçleri devam etmektedir.

Ancak, şizofreni hastası olan sanık doğrudan cezaevine konulmuş ve tedavi yerine cezalandırılma yoluna gidilmiştir. Mahkeme halen devam etmektedir. “hastadır ve ceza ehliyeti yoktur” yönündeki çok sayıda uzman, uzman kurulu raporuna karşın, Adli Tıp Kurumunun verdiği “hastadır ancak ceza ehliyeti vardır”  kararıyla, hasta gerçek bir tedaviden mahrum bırakılarak cezaevinde adeta durumunun daha da kötüleşmesine terk edilmiş haldedir. Hasta olduğu ve ceza ehliyeti olmadığı çok açık olan Aslı’nın cezalandırılması değil, tedavi edilmesi gerekliliği evrensel insan haklarının ve hukukun gereğidir.

 

Doç. Dr. Haldun Soygür

Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı