Şizofreninin başarılı tedavisinin ve hastanın yeniden topluma kazandırılmasının önündeki en önemli engellerden birisi olumsuz önyargılar ve damgalamadır. Aslında burada bir kısır döngü söz konusudur. Damgalama, tedavi olanaklarından yeterince yararlanmayı olumsuz etkilerken, yetersiz tedavi ve hastalığın kötü seyri de damgalamayı körüklemektedir. Toplum içinde herhangi bir nedenle damgalanmak ve olumsuz önyargılara maruz kalmak, stres dolu bir yaşam deneyimi anlamına gelir. Damgalanmış insanlar, önemsiz ve değersiz bir toplumsal kimliğe bürünürler. Bu değersizlik durumu ve bunu izleyen sonuçlar, damgalanmış insanları diğer şiddetli ve süreğen stres etkenlerinin baskısı altında bırakır. Damgalanan kişi önyargı veya ayrımcılığın hedefi durumundadır. Damgalanmış bir grubun üyelerinin alay edilme, dışlanma, ayrımcılık ve şiddet gibi durumları damgalanmamış insanlara göre daha fazla yaşadıkları konusunda somut kanıtlar vardır. Bu nedenle, damga kişinin benliğine yöneltilen tehditlerin yoğunluğunu ve sıklığını artırmaktadır. Damganın ikinci ana özelliği, kişinin toplumsal kimliğindeki değersizliğinin farkında olmasıdır. Damgalanmış bireyler, diğer insanların kendilerine değer vermediklerinin, saygı göstermediklerinin, onlar tarafından beğenilmediklerinin farkındadırlar.
Böyle bir durum damgalanmış bireyin benlik saygısına ciddi bir tehdittir.
Damgalanmanın başka bir anahtar özelliği diğer insanların bir bireyin toplumsal kimliği hakkında olumsuz ve kalıplaşmış fikirler yürüttüğü gerçeğidir. Damgalanmış insanlar, onlara inanmıyor olsalar bile, bu kalıplaşmış görüşler tarafından sıklıkla tehdit edilmektedirler. Bir bireyin, önyargılı bir tutumla muamele görüp görmediği konusunda yaşadığı belirsizlik damgalanmanın önemli bir özelliğidir. Damgalanmamış insanlar, damgalanmış insanlara karşı besledikleri gerçek tutumlarını genellikle gizlemeye çalışırlar. Bunun sonucu olarak, damgalanmamış bireylerin damgalanmış bireylere karşı gösterdiği davranışlar, onların gerçek tutumlarının doğru bir göstergesi değildir. Damgalanmış insanlar için yaratılan bu belirsizlik, bir stres kaynağıdır. Damga, strese dolaylı bir biçimde de neden olabilir. Damgalanmış insanların hastane, barınma, eğitim ve iş edinme gibi olanaklara ulaşma noktasında karşılaştıkları zorluklar onlara karşı gösterilen ayrımcılığın örnekleridir. Damgalanmış insanların yaşamları, daha zengin ve statüsü daha yüksek insanların yaşamlarına göre daha fazla günlük sıkıntılara ve kronik gerginliklere uğrayabilir. Damgalanmış insanların toplum tarafından reddedilmesi, yalnızlığa ve toplumsal desteğin azalmasına yol açabilir.