Ailenin tedavi işbirliğini oluşturmadaki rolü, daha hastanın değerlendirilme aşamasında başlar. Bu aşamada aile üyelerinin doğru öykü vermeleri ve hastadaki belirtilerle hastanın işlevleri konusunda doğru bir bakış açısı oluşturmaları gereklidir. Hastanın ilk değerlendirilmesi sırasındaki işlevsellik düzeyi konusunda en doğru bilgi aileden gelecektir.
Tedaviye başlandığında ailenin görevi hastanın tedavi süreci içinde tedavi ekibinin farkına varmadığı gereklilikleri hatırlatmaktır. Aile üyeleri hastanın tedavi programının gerektirdiği ilaçları ve yöntemleri öğrenmeli ve hastanın tedavi planı ile uyum sağlaması için gerekebilecek cesaret ve desteği sağlamalıdır. Hastanın tedavi programını yürütebilmesinde mümkün olan en fazla sorumluluğu alması için hastaya destek vermek ailenin görevidir. Aile üyeleri, hastanın aldığı tedavilere nasıl bir yanıt verdiği konusunda bir fikir edinmeye çalışmalı ve hastanın aile/toplum içindeki davranışlarına dikkat ederek bunları tedavi ekibiyle paylaşmalıdırlar. Bu süreç hastaya nelerin yardımcı olup, nelerin olmadığı konusunda ailenin de bir bakış açısı edinmesini sağlayacaktır.
Hastanın başarabileceği kadar bağımsız olması için yüreklendirilmesi tedaviyi olumlu etkileyecektir. Aile üyeleri, kriz veya hastalığın yinelenmesinin erken belirtilerini öğrenmeli ve çıkmak üzere olan bir kriz ve/veya yineleme konusunda tedavi ekibine zamanında bilgi vermelidir. Bütün bunların yanı sıra hasta aileleri, diğer ailelerle bir araya gelerek örgütlenmeli, şizofreni hastalarının bakım düzeylerini geliştirmek için destek sağlamalı ve onların haklarını savunma gruplarını oluşturmalıdırlar. Hastalarının en güçlü, en uzun süreli ve neredeyse biricik destek sistemi olan aileler, tedavi ekibinin doğal üyeleri olarak görülmelidir.