HASTANE PERSONELİYLE İLİŞKİLER
Şizofrenisi olan bir üyeye sahip aileler hastalıkla birlikte yaşarken tecrübe kazandıkça hastaneye yatış gerektiği zaman, esas amacın hastane personeliyle etkili bir iletişim kurmak olduğunu fark ettiklerini söylüyorlar. Hastaneye yatış sırasında yakınlar çoğunlukla şaşkınlık ve telaş içinde olurlar, ne olup bittiğini, daha sonra ne olacağını bilmek isterler. Karmaşık hastane işlemleri anlaşılmaz, gereksiz gelebilir. “Tecrübeli” aileler yakınınıza yardımcı olabilmek için amacınızı unutmamanızı söylüyorlar. Böyle durumlar için size yardımcı olabilecek bazı önerileri var:
- Daha unutmadan her şeyin kaydını tutunuz. Sorduğunuz soruları, aldığınız cevapları, yakınınız ile ilgilenen personelin adlarını telefon numaralarını kaydediniz. Uygulanan tedaviyi tarihi ve dozu ile yazınız. Hastaneyle ilgili her türlü bilgiyi ve varsa yazışmayı dosyalayınız.
- Unutmayınız hastane personeli orada yakınınıza yardım etmek için bulunuyor. Bunun onların esas görevi olduğunu bildiğinizi ve sizin de onlara yardımcı olmak için gerekli şeyleri yapmaya hazır olduğunuzu hissettiriniz. Psikiyatr, siz ve yakınınız arasında bir işbirliği ilişkisi kurulmasına çalışınız.
- Hastanede yakınınızdan sorumlu doktorun, hemşirenin isimlerini öğrenin. Gerektiği zaman onlardan telefonla bilgi alabilirsiniz. Ancak unutmayın ki doktor ve hemşireler yakınınızın size iletilmesini istemediği konuları mesleklerinin sır tutma zorunluluğu nedeniyle söyleyemezler.
- Psikiyatr ile konuşurken nazik olun, ancak çekingen olmayın. Cümlelerinizi “Lütfen bana yadım edebilir misiniz”; “Lütfen bu konuda nereden bilgi edinebileceğimi söyleyebilir misiniz” şeklinde kurun.
- Görevli psikiyatrdan görüşme için randevu isteyin. Gelirken sorularınızı bir yere not ederseniz unutmazsınız. Sizin yakınınızla ilgili bilgi vermeye istekli olduğunuzu bilmelerini sağlayın.
- Konuyu dağıtmayın. Bilgi edinmek istediğiniz konuyu belirleyin ve sorularınızı açık bir dille sorun. Örneğin: Sizce şu dönemde en önemli belirtileri hangileri?; Bu belirtiler ne anlama geliyor?;
- Bunları nasıl izliyorsunuz?; Hangi ilacı alıyor?; Ne sıklıkta?; Ne yolla?; Ne kadar?; Yan etkileri var mı?; Bunlar için bir şey yapılıyor mu?
- Yanıtları anlaşılır ve açık olarak almaya çalışın. Muğlak, tıbbi terminoloji kullanılarak verilen yanıtlar sizi tatmin etmesin, netleştirilmesini, sizin anlayacağınız şekilde ifade edilmesini isteyin.
- Psikiyatr sizinle konuşamayacak kadar meşgulse sorularınızı kısa ve açık olarak yazıp, odasına bırakın.
- Telefon ettiğiniz sırada meşgul ise ya tekrar tekrar deneyin ya da telefon numaranızı verip onun sizi aramasını bekleyin.
- Hastaneye giderken konunun sizin kadar içinde olmayan bir yakınınız ya da arkadaşınızla birlikte gidin. Onun sakinliğini koruması heyecanlandığınız ya da sinirlendiğiniz zamanlarda size yardımcı olabilir.
YAKINI HASTANEDE YATAN AİLELERİN (YAKINLARINA FAYDASI OLMAYACAĞI İÇİN) KAÇINMASI GEREKEN DAVRANIŞLAR:
- Kaba olmayın. Endişe ve üzüntünüzün öfkeye dönmesine izin vermeyin. Düşmanınızın hastane personeli değil hastalık olduğunu unutmayın.
- Personelden gereksiz özel istekler ya da aşırı taleplerde bulunmayın.
- Hastane personelini telefonda uzun tutmayın. Mümkün olduğu kadar açık ve ayrıntısız konuşun.
- Randevularınıza geç kalmayın. Randevularınız tekrar tekrar iptal edilirse mektup yazarak ulaşmaya çalışın.
- Size kaba davranılmasına izin vermeyin. Siz de rahatsız edici olmamaya özen gösterin.
KRİZ SIRASINDA NE YAPMALI / NE YAPMAMALI
Alışık olunmayan davranışlar başladıktan sonra zaman zaman süregiden gerçekten kopma halleri kriz olarak tanımlanabilir. Kriz döneminde hastada hayaller görme, var olmayan sesler işitme, düşüncelerinde dağınıklık, tuhaf davranışlar olabilir. Bu durumda doktora ya da hastaneye başvurulmalıdır. Doktora başvurana kadarki davranışlarınız için öneriler:
Ne Yapmalı
- SOĞUKKANLI OLUN.
- UYARANLARI AZALTIN: Radyo ve televizyonu kapatın. Odada başka insanlar varsa dışarı çıkmalarını isteyin.
- Sakin ve normal bir tonda, AÇIK VE YAVAŞ KONUŞUN; “Gel oturup konuşalım” diyebilirsiniz. Gözlediğiniz davranışları hakkında konuşabilirsiniz. Örneğin: korkmuş/öfkeli/kafan karışık görünüyor/sun. Gel, ne olduğunu bana anlat” diyebilirsiniz.
- Sorularınızı ya da cümlelerinizi gerektikçe TEKRARLAYIN. Aynı şeyi daha iyi anlayacağı umuduyla değişik bir şekilde söylemeyin, mümkün olduğu kadar AYNI İFADEYİ KULLANMAYA ÇALIŞIN.
Ne Yapmamalı
- BAĞIRMAYIN. Sizi dinlemiyor gibi görünüyorsa bu sizin duymadığınız “sesler” nedeniyle olabilir.
- ELEŞTİREL OLMAYIN. Yakınınız bu sırada mantıklı düşünemeyebilir. Sözlerinin ya da davranışlarının mantıksız olduğu şeklindeki ifadeler onu kızdırıp, duygularını eyleme döndürmeye yönlendirebilir.
- Sürekli GÖZLERİNİN İÇİNE BAKMAYIN. Bu onu huzursuz edebilir.
- KAPININ ÖNÜNDE DURMAYIN. Çıkışını engelleyeceğiniz izlenimi onu ürkütüp, öfkelendirebilir.
- ÇOK YAKININDA DURMAYIN. Kendine ait bir alan bırakmaya özen gösterin. Bedensel temas ya da fazla fiziksel yakınlık onu korkutabilir.
- DUYGU İFADESİNDEN KAÇININ. Duygusallık onu daha da rahatsız edebilir.
- OTORİTER, KÜÇÜK GÖREN, AZARLAYICI İFADELER KULLANMAYIN: “Çocuk gibi davrandığının farkında mısın?” ya da “Küçük Hanım, o zaman sen bildiğin gibi yap” şeklinde cümleler ilişki kurmanızı güçleştirir.
ACİL DURUM PLANLAMASI
Kriz dönemleri için önceden bir acil durum planınızın bulunması çok yararlı olacaktır.
- Polis, doktor, ambulans, psikiyatr, psikiyatrik hastaları kabul eden acil servis telefonlarını önceden çıkartınız ve elinizin altında kolay ulaşılabilir bir yerde bulundurunuz.
- Yakınınızın psikiyatrından acil bir kriz durumunda hangi hastaneye başvurmanızın uygun olacağını öğreniniz.
- Acil durumlarda yakınınızın hangi arkadaş ve akrabalara daha fazla güveneceğine önceden karar veriniz.
- Destek için kime ulaşabileceğinizi ve çağırabileceğinizi önceden tasarlamış olunuz.
- Eğer varsa böyle bir durumda çocuklara kimin bakacağını önceden belirleyiniz.
- Yakınınızdaki polis karakoluna durumunuzu önceden bildiriniz. Hem onların bilgisi olmuş olur, hem de siz yardım gerektiğinde ne yapmanız gerektiğini öğrenmiş olursunuz.
- Acil durumlarda yapılacakları önceden bilmesi yakınınızın böyle bir durumla karşılaşınca yaşayacağı korkuyu azaltacaktır.
Şizofreni Yazıları Dergisi, Kış 2000, Yıl 1, Sayı 1, s. 13-15