Son günlerde, yazılı ve görsel basında üzücü şiddet olaylarını konu alan kimi haberlerde şizofreni hastalığı ile ilgili olarak toplumu yanıltıcı yönlendirmeler dikkatimizi çekmiştir. Yeterince bilgilenmeden ve önyargılarla yansıtıldığını düşündüğümüz bu haberlerin, şizofreni hastaları üzerindeki damgayı pekiştirici olumsuz etkileri olduğunu üzülerek gördük. Toplum şizofreni hastalığını “saldırganlık” ile eş anlamlı olarak tanımlamaktadır. Bu şizofreni hastalarına yapılan büyük bir haksızlıktır. Ancak 10 şizofreni hastasından birinde saldırganlık ortaya çıkmaktadır. Eğer hasta tedavi ediliyorsa saldırganlık riski oldukça azalır. Toplumun şizofreni hastalarını dışlaması saldırganlık riskini arttırabilir. Toplumun şizofreni hastalarından korkmaması, onlara sahip çıkması gerekmektedir. Onlara destek olmak iyileşmede çok önemlidir. Korku şizofreni konusunda bilgi sahibi olarak ve bilinçlenerek aşılabilir.
Toplumun bütününde saldırganlığın görülme sıklığı %4’dür. Antisosyal Kişilik Bozukluğu ve Alkol-Madde Kullanım Bozukluğunda saldırganlık görülme sıklığı %40’lara kadar yükselir. Şizofrenide ise bu oran %10’dur. Bu istatistikler genellenmemeli tüm hastaların saldırgan ve şiddet yönelimli oldukları anlamını taşımamaktadır.