Korkuyordum. Hayat günden güne büyüyordu, çirkinleşiyordu, üstüme üstüme geliyordu. Sağanak bir yağmur, korkunç bir fırtına, dinmek bilmeyen bir uğultu gibi. Tanımadığım insanlar, mücadeleye gireceğim insanlar ve işte hayat gibi olan insanlar. Ufalandığımı hissediyordum. Hazır değilim mücadeleye, ufaklık olmak istiyorum!
SONRA ŞEHRE BİR FİLM GELİR
BİR GÜZEL ORMAN OLUR ANILARDA
İKLİM DEĞİŞİR, AKDENİZ OLUR GÜLÜMSE…
Korkmuyorum. Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi ve John Nash’in de dediği gibi eğlenmedikçe deli olmanın anlamı kalımyor. Bir an geliyor aklıma, iyileşmişim, her şey yolunda.Tunalı Hilmi’de yürüyorum işte tek başıma. İnsanların yüzüne doğru havlamaya başlıyorum birden. Hafif hafif, abartmadan. İnsanlar dönüp dönüp bana bakıyor ki. Geçiyor içimdeki sıkıntı, epey de gülüyorum kendime, insanlara, hayata!
Ne kadar büyürse büyüsün hayat ben büyütmeyeceğim. Çocuklar daha da iyi baş edebiliyorlar hayatla nasıl olsa. John Nash’in da gözlerinde bir çocuk oturuyor sanki. Yaşamının ilerleyen yılla-rında da bir çocuk gibi soruyor öğrencisine “Bu gördüğümü sen de görüyor musun?” diye “Yeni tanıştığım insanlardan kuşkulanıyorum da”.
Korkmuyorum artık mücadele etmekten. Ve biliyorum ki ne kadar tükenirse tükensin insan ya-şıyorsa bitmemiştir daha. Yapabilecekleri vardır! Her ne kadar kendi yarattığı dünyanın hiç olmadığı fikrinin yarattığı boşluk hiç dolmayacakmış gibi gelse de bir gün “insanlar ne yaparlar” diye sor-makla başlanabilir yeniden.
Uğultuya, fırtınaya, anlamsız gürültüye rağmen yaşama kocaman bir “evet” denebilir tüm açılarıyla beraber. Çünkü şairin de dediği gibi “kederi de yaşamalısın namusluca, tüm benliğinle”.
Yeniden başlayabilmek için küçük bir adım yeterlidir belki de “Hadi gel dostum bugün seninle bunu yapacağız” diyebilmek kendi kendine. “Bugün başaramadın öyle mi evlat o zaman yarın yine dene” diyebilmektir içimizdeki ufaklığa. Samuel BeckettNn de dediği gibi;
“Hep denedin Hep yerildin Olsun Yine dene Yine yenil Daha iyi yenil*
Belki de hayat bir gün yeniden tekrarlayabilecek bir hastalığa ya da apansız gelecek bir ölüme daha iyi yenilmekir. Maçın sonucu ne olursa olsun, maça çıkmak, mücadele etmektir gerçek olan. Taraftarlarımızın değerini bilmek ve rakibi hafife almamaktır belkide.
“Dostum sen şimdiye kadar bana çok iyi bir dost oldun. Ama artık seninle konuşmayacağım” kararı zor alınan bir karardır ne olursa olsun. Çünkü o dost yaşantınız boyunca size destek olmuş, her daim yanınızda olmaya çalışmış ve hiç kimsenin sizi anlamadığını düşündüğünüz zamanlarda o sizi sadece anlamakla kalmamıştır. Böyle bir dostla konuşmak gözünüzde tüter zaman zaman Buna rağmen eğer o dost “şimdi ve burada” değilse ve siz onu “şimdi ve burada” görüyorsanız bu belki de yüreğinizin böyle olmasını istediğindendir. Buna rağmen yüreğimizde daha güçlü bir istek vardır: Gerçeği, ne olursa olsun gerçeği görmek, yaşamak. Yaşamak!
Yasemin Şenyurt